Küçücük bedenini görmeyi istemiştim. Hastanenin işlemleri tamamladığını, artık çok geç olduğunu söylemişti. Ben de yıllarca kendimi, göremediğim mezarın başında ağlıyormuş gibi hissetmiştim.
“Turhan,” diye fısıldadım, “bana öldüğünü söylediğin bebek... Bu kadın mı?”
Cevap vermedi. Sessizliği, bütün itiraflardan ağırdı.Kadını içeri aldım. Çantasından sararmış bir doğum kaydı, bir fotoğraf daha ve üstü mühürlü evrak fotokopileri çıkardı. Dosyanın en altındaki belgede benim adım vardı. Bir bebeğin başka bir aileye verilmesine rıza gösterdiğim yazıyordu.
Altındaki imza da benim adıma atılmıştı.
“Ben bunu imzalamadım!” diye bağırdım.
“Biliyorum,” dedi kadın. “Asıl imza örneklerini bulunca şüphelendim. Bu yüzden geldim.”
Turhan başını ellerinin arasına aldı.